Cevapla
Alt 10-07-2009, 11:51   #1 (permalink)
 
Osman Özütler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
uAES Comandante
Üyelik tarihi: 23/6/2009
Nerden: Eyüp Sultan
Yaş: 37
Mesajlar: 4.476

Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.



Standart Düzenli spor yapmanın faydaları..



DÜZENLİ SPOR YAPMANIN FAYDALARI
Düzenli olarak yürüyüş yapanlar kasların kuvvetlenmesinden, şişmanlık riskinin azalmasına, düşünme potansiyelinin artmasından, yaşlanma sürecini geciktirmeye kadar çeşitli kazanımlar elde ediyor.

Hekimler egzersizi, hastalıklardan koruyan ve hastalıkları tedavi eden bir ilaç olarak reçete etmektedir. Yürüyüş için öncelikle bir program oluşturulması gerekmektedir. Programa başlarken, kısa ve uzun dönemli gerçekçi hedefler konmalı, yürüyüş malzemelerinin özenle seçilmeli, program tembelleşmeden oluruna bırakılmalıdır.

Yürüyüşte dikkat edilmesi gerekli hususlar:

- Kilo vermek amacıyla naylon vb. gibi giysiler vücuda sarılmamalı.
-40 yaşın üstündekiler doktora görünmeden, yürüyüş progropps başlamamalı.
-Diyabet, hipertansiyon ve diğer sistematik hastalığı bulunanlar sık sık doktor kontrolünden geçmeli.
-Ciddi bir yemek sonrası hızlı ve ağır yürüşler yapılmamalı. Yürüyüş öncesi ve sonrasında susuz kalmamaya dikkat etmeli.
-İnce tabanlı ve makosen ayakkabılar ile yürüyüş yapılmamalı.
-Çok sıcak havalarda ve saatlerde yürüyüşten kaçınmalı.
-Bir sıkıntı hissedildiğinde yürüyüşe inatla devam etmemeli.

KAZANÇLAR

1- Yürüyüş kan akımını ve kan damarlarının miktarını artırarak, dolaşımı iyileştirir, kalp-damar ve beynin damarsal hastalıkları riskini azaltır.
2- Kalp kası dahil, vücut kaslarını kuvvetlendirerek, daha etkin çalışmalarını sağlar.
3- Her bir kasılmada kalbin pompaladığı kan miktarını artırarak, istirahatte kalp atım sayısını (nabzı) azaltır.
4- Egzersiz ve stres durumunda arteriel kan basıncında (tansiyonda) oluşan yükselmeyi azaltır.
5- Kan basıncını düzenler.
6- Kalp kasının yan damarlardan beslenmesini destekler. Böylece kalbin ana damarlarında oluşacak tıkanıklıkların vereceği zararı azaltır.
7- Şişmanlık riskini azaltır.
8- Sindirimi kolaylaştırır.
9- Beyine oksijen sağlanmasını artırarak, zihinsel keskinlik ve düşünme potansiyelini yükseltir.
10- Lenfatik dolaşıma yardımcı olur.
11- Egzersiz sırasında ve sonrasında metabolizmayı uyarır.
12- Solunumsal kapasiteyi ve aerobik gücü artırır.
13- Büyümeyi ve travma sonrası toparlanmayı olumlu etkiler.
14- Kan yağlarının (trigliserid) düzeyini düşürür.
15- HDL/LDL (iyi huylu-kötü huylu kolestrol) dengesini düzenler.
16- Koordinasyona olumlu etki yapar.
17- Eklem ve kasların esnekliğini artırarak, bel ve boyun ağrılarını hafifletir.
18- Kemiklerin sertleşmesini ve kuvvetlenmesini sağlar.
19- Dayanıklılığı artırır.
20- Yorgunluk duyumunu engeller.
21- Uykusuzluğu azaltır, rahatlamaya yardımcı olur.
22- Vücudun doğal keyif verici hormonları olan endorfinlerin salınımını sağlar.
23- Yaşlanma sürecini geciktirerek, genç görünüm sağlar.
24- Morol, özgüven ve iyimserliği artırır.

Kaynak: Sağlıklı Yaşam
__________________
Belki biraz sessiz, belki biraz kederli ama geçen yıllara inat ben hala buradayım..

Konu Osman Özütler tarafından (10-07-2009 Saat 12:05 ) değiştirilmiştir.
Osman Özütler isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-07-2009, 11:57   #2 (permalink)
 
Osman Özütler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
uAES Comandante
Üyelik tarihi: 23/6/2009
Nerden: Eyüp Sultan
Yaş: 37
Mesajlar: 4.476

Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.



Standart



SPOR YAPMANIN FAYDALARI
1. Sağlığınızın değerini anlamanıza yardımcı olur.
2. Yaşam kalitenizi arttırmanıza ve geliştirmenize yardımcı olur.
3. Fiziksel performansınızı geliştirir.
4. Kalp rahatsızlığı riskini azaltır.
5. Maksimum oksijen kapasitenizi arttırır.
6. Yüksek tansiyon riskini veya ilerlemesini azaltır.
7. Yüksek tansiyonu olanların, tansiyonu kontrol altında tutmasına yardımcı olur.
8. Kandaki Triglycerid seviyesinin azaltır.
9. Kandaki iyi kolestrolu (HDL) artırır.
10. Dinlenme kalp atımını düşürür.
11. Kalp - damar dolaşımını geliştirir.
12. Anaerobik eşiği arttırır, bu da çabuk yorulmayı ve dolayısıyla kanda laktik asit birikiminin erken oluşmasını engeller.
13. Kalp rezervini artırır.
14. Kalbinizin bir atımda vücuda pompaladığı kan miktarını artırır.
15. Vücut ısınızı soğutma için, deri yüzeyine gerekli kan akış kabiliyetini artırır.
16. Akciğer kapasitenizi arttırarak, oksijenin akciğerlerden kana geçebilme kabiliyetini arttırır.
17. Kalp krizi geçirdikten sonra, hayatta kalma şansınızı arttırır.
18. Koronerde kan pıhtılaşma hassasiyetini düşürür.
19. Kandaki yoğunlaşmayı azaltır
20. Kalbinizin daha verimli pompalama işlevini yapmasını sağlar
21. Kanınızın kan plazma hacmini genişletir.
22. Orta seviyeli egzersizler sırasında, kalp atım sayısını düşürür.
23. Anormal nabız atım incinmelerini azaltır.
24. Kaslarınızın kandan oksijen çıkarma kabiliyetini artırır.
25. Çarpıntı riskini azaltır.
26. Çok çeşitli sebeplere bağlı baş ağrılarından kurtulmanızı sağlar.
27. Hamilelikte karşılaşılan birçok rahatsızlıklardan (ör. kabızlık, belağrısı, mide ekşimesi gibi) kurtulmanızı sağlar.
28. Sıcaklığa karşı tahammülünüzü artırır.
29. Endişe ve kuruntularınızı azaltır.
30. Streslerden korunmaya ve kurtulmaya yardımcı olur.
31. Vücudun üst solunum yolları enfeksiyonuna karşı direncini artırır.
32. Şeker hastalığınızın gelişme riskini azaltır.
33. Şeker toleransınızın gelişmesini sağlar.
34. Prostat kanserinin gelişme riskini azaltır.
35. Sigarayı bırakmanıza yardımcı olur.
36. Bağırsak kanserinin gelişme riskini azaltır.
37. Göğüs kanserinin gelişme riskini azaltır.
38. Eklem rahatsızlıklarından dolayı, eklemlerin bozulma oranını yavaşlatır.
39. Kan şekerinin kontrol altında tutulması için gerekli insulin miktarının düşürülmesine yardımcı olur.
40. Yüksek tansiyona bağlı ciddi komplikasyonlara maruz kalma oranını azaltır.
41. Yaralanmalara karşı korunmayı sağlar.
42. Eklemlerdeki kıkırdak dokunun yoğunluğunu arttırır.
43. Stresle başa çıkmanıza yardımcı olur.
44. Bağışıklık sisteminizin iyi şekilde çalışmasını geliştirir.
45. Kabızlıktan kurtulmanıza yardımcı olur.
46. Depresyonun hafifletilmesine ve atlatılmasına yardımcı olur.
47. Soğuk ortamlara çabuk adapte olma kabiliyetinizi artırır.
48. Bel ağrılarının hafiflemesine ve kurtulmanıza yardımcı olur.
49. Bel ağrılarından doğan sıkıntıların azalmasını sağlar.
50. İnsuline karşı,doku duyarlılığını artırarak, kan şekerinin daha iyi kontrol edilmesine yardımcı olur.
51. Yüksek tansiyonu kontrol için alınan ilaçların, yan etkilerine karşı koymaya yardımcı olur.
52. Eklem esnekliğini korur ve gelişmesine yardımcı olur.
53. Eğer yüksek tansiyonunuz varsa, bunu kontrol etmek için aldığınız ilaç ihtiyacını 20 - 30 % azaltır.
54. Kemik erimesi hastalığı riskinin gelişmesini azaltır.
55. Zihinsel uyanıklılığınızı artırır.
56. Yaşa bağlı olarak oluşan kemik bozulmalarının yavaşlamasına yardımcı olur.
57. Endometriyoya karşı riski azaltır.
58. Eklem rahatsızlıklarından doğan acılara karşı koyma toleransınızın artmasını sağlar.
59. Kilonuzu korumanıza veya kilo kaybetmenize yardımcı olur. Sadece diyet yaparak değil.
60. Yaratıcılık gücünüzün artmasına yardımcı olur.
61. Yağsız vücut dokularınızın korunmasına yardımcı olur.
62. Sağlık harcamalarının ve ilaç kullanımının azalmasına yardımcı olur.
63. Yabancı madde kullanımı ile mücadeleye yardımcı olur.
64. Fazla kalorilerin yakılmasına yardımcı olur.
65. Yüksek oranda gıda tüketmenizi sağlar, fakat buna rağmen, kalori dengenizin aynı kalmasına yardımcı olur.
66. Ağır ilerleyen şişmanlığa karşı korur.
67. Denge ve koordinasyonunuzun gelişmesine yardımcı olur.
68. İştahınızın kısa süreli etkilerle azaltılmasına yardımcı olur.
69. Ani kabarmaların üstesinden gelmeye yardımcı olur.
70. Yaşlı bireylerdeki kısa süreli belleklerin gelişmesine yardımcı olur.
71. Adet kanamalarından doğan belirtilerin hafiflemesine yardımcı olur.
72. Genel ruhsal durumunuzun gelişmesini sağlar.
73. Kolay ve iyi uyumanıza yardımcı olur.
74. Kilo kaybına, özellikle vücuttaki yağdan kaybetmenize yardımcı olur.
75. Kemiklerinizin kırılmalara karşı direncini ve yoğunluğunu artırır.
76. Dinlenme durumundaki metabolik seviyeyi korumanıza yardımcı olur.
77. Kassal güç seviyenizi arttırır.
78. Kassal dayanıklılık seviyenizi artırır.
79. Egzersizden sonra çabuk toparlanabilme kabiliyetinizi artırır.
80. Uygun kas dengenizi korumanıza yardımcı olur.
81. Özel hayatınızın istenen doyumda ve düzeyde artmasını sağlar.
82. Vücudunuzun dik durmasının gelişmesini sağlar.
83. Egzersiz sırasında vücudun enerji elde etmede yağ kullanabilme kabiliyetini arttırır.
84. Solunum sistemindeki kasların gücünün ve dayanıklılığın artmasını sağlar.
85. İyi bir fiziksel görünüş sağlar.
86. Kendinize olan güven duygunuzu arttırır.
87. Rahat olmanıza yardımcı olur.
88. Kısa süreli bilgileri hafızanızda tutma kabiliyetini geliştirir.
89. İşveriminizi arttırır.
90. Bol enerji verir. Günlük hayatınızda acil durumlarda ihtiyacınız olan enerjiyi sağlar ve sonradan ihtiyaç olabilecek daha fazla enerjinizi korumanıza yardımcı olur.
91. Hastalıklara bağlı olarak iş günü kaybınızı azaltır.
92. Bağımsız hayat tarzını korumanıza yardımcı olur.
93. Yeni insanlarla karşılaşmanıza ve yeni arkadaşlar edinmenize yardımcı olur.
94. Fiziksel zindeliğinizi geliştirerek, hayata daha yaratıcı olarak adapte olmanızı sağlar.
95. Aktiviteler, kemiklerin güç depolamasına ve orta şiddetli egzersizler sırasında daha fazla baskı yaparak hem daha çok güç depolamasına hem de kemik yoğunluğunun artmasını yardımcı olur.
96. Egzersiz, bağ ve bağ dokularını kuvvetlendirerek, yaşa bağlı olarak oluşabilecek sakatlıkları azaltır.
97. Önceden hareketsiz bir yaşam tarzına sahip kişilerin, yorgunluğa karşı direncini artırır ve dinçlik hissinin oluşmasını sağlar.
98. Hatta kalp hastaları bile, kalp ve solunum sistemlerini çalıştırıcı egzersizler yaparak, hastalığının üstesinden gelmek için gayret sarf ederek, korkularından kurtulmalarına ve normal yaşamlarına dönmelerine yardımcı olur.
99. Spor yapmak, sıkıntılarınızın azalmasına, eğlenme ve neşelenmenize, kısaca hayattan zevk almanıza yardımcı olur.

Kaynak: Spor Cafe
__________________
Belki biraz sessiz, belki biraz kederli ama geçen yıllara inat ben hala buradayım..

Konu Osman Özütler tarafından (10-07-2009 Saat 12:05 ) değiştirilmiştir.
Osman Özütler isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-07-2009, 12:06   #3 (permalink)
 
Osman Özütler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
uAES Comandante
Üyelik tarihi: 23/6/2009
Nerden: Eyüp Sultan
Yaş: 37
Mesajlar: 4.476

Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.



Standart

Arkadaşlar ben yaklaşık 45 gündür düzenli olarak günde en az 1 saat yürüyorum ve de inanın mübalağa yapmadan söylüyorum; kendimi son derece dinamik ve bambaşka bir insan gibi hissediyorum.. Bir deneyin bana hak vereceksiniz..
__________________
Belki biraz sessiz, belki biraz kederli ama geçen yıllara inat ben hala buradayım..
Osman Özütler isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-11-2009, 15:07   #4 (permalink)
 
Osman Özütler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
uAES Comandante
Üyelik tarihi: 23/6/2009
Nerden: Eyüp Sultan
Yaş: 37
Mesajlar: 4.476

Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.



Standart



Egzersizin yararları

Hareketsizlik, başta kalp, yüksek tansiyon olmak üzere birçok hastalıkta etkili rol oynuyor. Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz'ın, kısa süreli bir çalışma olmayıp, bir yaşam biçimi haline getirilmesi gereken egzersizin yararları ile ilgili sunduğu bilgiler :

Öncelikle egzersizi tanımlayan Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, sağlıklı bir insanın günlük yapması gereken egzersizin ne kadar olması gerektiğini de şöyle açıkladı: “Egzersiz, sağlığımızı korumak ya da gelişmiş olan sağlık durumumuzu devam ettirmek amacıyla yapılan, amaçlı hareketler olarak tanımlanabilir. Egzersiz yapacak olan kişinin yaşına, cinsine ve de sağlık durumuna hatta bazen kondisyon durumuna veya becerilerine göre farklı özellikler taşır ama genel bir tanımlama verirsek, haftada üç ile beş kez arasında yapılan düzenli, ritmik ve yaklaşık olarak 25-35 dakikalık bir program. Amaçlanacak olan hedefe göre bunun yoğunluğunun şiddetini ve süresini de değiştirmek gerekebilir”.

YAŞ GRUPLARINA GÖRE DEĞERLENDİRME
Egzersizin yaş gruplarına göre değerlendirmesini yapan Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, çocukluk, erişkinlik ve yaşlılık döneminde yapılması gereken egzersiz için özel önerilerde bulundu: “Tüm insanlar hareket etmeli. Dünya Sağlık Örgütü’nün bu yılki sloganı, çok önemli, ‘Sağlığın İçin Hareket Et’. Sağlığımızı korumak ve genel sağlık için, gerçekten hareket etmeliyiz. Çünkü günlük hayatımızda aslında biraz gelişmiş olan teknolojiyle çok fazla oturuyoruz. Uzun süreli televizyon seyrediyoruz, hareketsiz kalıyoruz. Bu hem gençler için, hem erişkinler için, hem de yaşlılar için geçerli. Toplumun çeşitli kesimlerinin mutlaka egzersize özendirilmesi konusunda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Belki öncelikle bir eğitim. Çocuklar için çocukluk çağından başlayarak, becerilerine, isteklerine, arzularına göre düzensiz egzersize çalıştırmak, alıştırmak ailenin görevi. Erişkinlik dönemindeyse, bu bir yaşam tarzına dönüştürmeye çalışmak gerekiyor ki, yaşlılık sürecinde de bunu devam ettirip, sağlıkla ilgili bizim için gelişmiş ve fonksiyonlarımızda önemli kazançlar sağlayabilsin.”
Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şu önerilerde bulundu: “Çocuklar için daha düşük tempolu, sevecekleri, grup egzersizlerinin ön planda olduğu egzersiz grupları. Yüzme, raket sporları, jimnastik grupları gibi önerilebilecek egzersizler sayılabilir. Erişkinlikte aslında hepimiz günlük hayatta çok fazla çalışıyoruz, çok az zamanımız var. Çok da fazla komplike salonlara veya bir takım egzersiz ekipmanlarına ihtiyaç yok. Yürüyebiliriz. Ama yürümeden kastımız tabi ki tempolu bir yürüme ve süresinin mutlaka 35-40 dakikalara kadar çıkması. Yaşlılıkta iş birazcık daha değişiyor. Yaşlılığın bir takım fizyolojik değişiklikler var. O nedenle yaşlılarda bunu yine basit olarak yürüme veya bir takım özel sorunları varsa evde kullanılan spasyonel bir takım bisikletler, belki de grup aktiviteleri, dans gibi bir takım aktivitelerle toplumsal ve sosyal ilişkilerini de güçlendirecek olan çalışmalar olarak değiştirebiliriz.”
Çocukları spora yönlendirme ile ilgili olarak ise Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şu önerilerde bulundu: [b]“Çocuklara, hatta spor yapmayı amaçlayan herkes için öncelikle sağlık durumu gerçekten düzenli bir egzersizi ya da çok ileri bir takım kondisyonu geliştirecek egzersizlere uygun mu diye bir kontrolü öneriyoruz. Bundan sonra çocuk ne istiyor, ne tür bir egzersiz istiyor, neden hoşlanıyor? Yüzmekten mi, raket sporlarından mı hoşlanıyor? Ya da çocukların çok çok sevdiği, yine beraber olmaktan dolayı hoşlandıkları basketbol, voleybol gibi aktivitelerden mi hoşlanıyor? Herhalde o hoşlandığı becerisini geliştirme yönünde, gerek sporla ilgili onunla birlikte çalışan beden eğitimi öğretmeninden de destek alarak değişik kulüplerde istediği bir aktiviteye yönlendirmek mümkün olacak. Ama çok zorlayıcı, belli bir gelişme döneminde, özellikle çok aşırı yük binici, tabi bir kız çocuğu için çok söyleyemeyiz belki ama erkek çocukları için sıkça rastlanan ağırlık kaldırma, halter yapma gibi eklemlerin gelişme döneminde çok zarar görebilecek bir takım travmatik sporlardan da kaçınmak gerekiyor. Herhalde çocuk ve öğretmeniyle iyi bir beceri olabilecek egzersiz seçilebilir.

EGZERSİZİN BIRAKILIP, TEKRAR BAŞLAMAK
Egzersizi bırakılıp, tekrar başlandığı zaman kaslarda, eklemlerde, ve damarlarda meydana gelen değişiklikler konusunda Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şu bilgileri verdi: “Egzersiz düzenli olarak yapıldığı zaman gerçekten insanda biyolojik olarak çok önemli değişikliklere yolaçıyor. Fakat bırakıldığı zaman bu biyolojik değişikliklerin birçoğunda geriye dönüş ortaya çıkıyor. Örneğin kişinin kondüsyonu dediğimiz maksimum işe karşı yapmış olduğu becerisi, oldukça anlamlı şekilde düşüyor. Maksimum oksijen tüketimi çok anlamlı şekilde azalıyor. Eklemler çevresindeki bağ dokularının esnekliği kayboluyor. Bu nedenle eklemler veya kemikler ve eklem çevresinde daha kolay travmatize olma özelliğine kavuşuyor. Vücut yağ kütlesi ciddi şekilde artış gösteriyor, egzersizi bıraktıktan sonra. Ama bunların hiçbiri tekrar egzersize başladığımız zaman geri dönmeyen şeyler değil. Mutlaka tekrar egzersize döndüğümüzde şiddeti hafif ve düşük olmak üzere yeniden egzersiz programı yaparsak, bu zararlı etkilerin ortaya çıkmasını engellemiş oluruz. Çok kalıcı bir takım etkiler ortaya çıkarmıyor. Ama şöyle ki geç dönemde oluşmuş sağlık sorunlarını bunun dışında bırakıyorum. Örneğin kalp damar hastalıklarının gelişimi, hipertansiyonun çok ciddi şekilde artması. Obezite dediğimiz ileri şişmanlık gibi bir sürece geçmişse bu bıraktığımız süreç, o zaman daha farklı programlar ve vücuda zarar vermeyecek olan bir takım egzersiz programları düzenlemek gerekiyor. Ve mutlaka bir daha sağlık kontrolü..”

OTURMAK, OTURMAK, OTURMAK ...
Teknolojinin getirdiği bir başka probleme değinen Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, oturarak vücudumuza neler yaptığımızı şöyle açıkladı: “Oturunca vücudunuzda neler değişiyor? Bir kere oturduğumuz zaman özellikle kalbinizin peripere göndermiş olduğu kan hacmi anlamlı derecede düşüyor. Nabzınızda önemli değişiklikler oluyor. Kan basıncınız yükseliyor. Bu atıştırma dediğimiz yeme fonksiyonları bizim vücudumuzda özellikle kolesterol düzeyi lipid düzeyinde anlamlı bir takım değişikliklere sebep olur. Glikoz depolarımız artıyor, kan şekerimizde bir takım değişiklikler ortaya çıkıyor. Ve vücudumuzun bu fonksiyonlardaki değişikliklere bağlı olarak da uyum yetenekleri birazcık azalıyor. Aynı zamanda uzun süre oturmanın ortaya çıkardığı kastaki hareketsizlik, laktik asit gibi çok önemli bir takım metabolik değişikliklerden bahsetmek mümkün.”

DÜZENLİ SPORUN AVANTAJLARI
Düzenli spor yapan kişilerin sahip olduğu biyolojik avantajlardan söz eden Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şunları söyledi: “Biyolojik olarak organizmada ciddi değişiklikler ortaya çıkıyor. Örneğin kalp, solunum, dolaşım ve sindirim sistemlerimiz daha verimli ve düzenli olarak çalışıyor. Egzersiz yapan kişilerin istirahat nabızları ve kan basınçları düşük. Yine lipid, kolesterol ve kötü huylu kolesterol grubundan saydığımız trigliserid oranları daha düşük. Bu da aterosikloroz yani damar sertliği gelişimini engelleyici bir etki gösteriyor. Egzersiz yapan insanlar çevreleriyle uyumlu oluyorlar, mutlu ve huzurlu oluyorlar. Bu çok önemli bir avantaj. Yaşam kalitesi anlamlı derecede yüksek. Ölüm oranları belirgin derecede düşük egzersiz yapan kişilerde. Aktivitelerin artmasına bağlı olarak bizim için özellikle fizik tedavi dalında çok sıklıkla karşılaştığımız, osteoporoz adını verdiğimiz kemik sağlığı üzerindeki negatif etkileri ortadan kalkıyor. Eklemlerde belli zamanlarda ortaya çıkarmış olduğu gerilim, kas kuvvetinin artması ise zamanla ortaya çıkan osteartrit gibi şikayetlerden ciddi derecede koruyucu oluyor. Egzersiz, bir takım hormonların salımını destekliyor. Mesela endorfinler gibi... Bu kişilerde o nedenle ağrı birazcık daha az duyumsanıyor. Ve mutlu bir ruh hali, umutta anlamlı yükselme ortaya çıkıyor. Buna ilaveten son zamanlarda özellikle yapılan bir takım araştırmalar kolon kanserinde dahi anlamlı derecede egzersiz yapanlarda azalma oluştuğunu gösteriyor.”

MENOPOZ VE EGZERSİZ
Menopoz döneminde ortaya çıkan osteoporoz riskine karşı Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, egzersizin önemini belirterek, şunları önerdi: “Osteoporoz, gerçekten posmenopoz dediğimiz, menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda ve ileri yaş erkeklerde ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüşebilecek bir sağlık problemi. Çünkü ortaya çıkardığı problem, sadece kemik kütlesinde ya da kemiğin dayanıklılığında bir azalma değil, aynı zamanda kırık riski ortaya çıkarması nedeniyle de önemli bir yaşamsal sorun olarak önümüzde çıkıyor. Bu yaş grubu kadınlarda mutlaka ilaç tedavisi gerekli. Özellikle erken menopoz söz konusuysa, bir çok ilacın kullanılması gerekiyor. Bunlar hormon replasman tedavisi dediğimiz östrojen hormonlarının hala verilmeye devam etmesi olabilir. Kemik sağlığını destekleyen bir takım ilaçların kullanılması olabilir. Ama mutlaka düzenli kalsiyum ya da o yaş grubu kadının ihtiyacı olan 1000-1200 miligram kadar kalsiyumun alınması gerekli.”
“Egzersiz, bizi ilaçlardan çok fazla kurtarmıyor” diyen Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şöyle devam etti: “Ama egzersiz, gerek ilacı kullanmamızdaki yararını anlamlı derecede yükseltiyor. Artı, özellikle yer çekimine karşı da egzersizler yaptığımızda, örneğin ciddi bir tempolu yürüdüğümüzde oluşturduğu eklemlerde ve eklem çevresindeki yapılarda çekilmeyle kemiği destekliyor. Ve kemiğin kütlesinde de anlamlı derecede bir artış ortaya çıkarıyor. Çok komplike şeyler yapılmayacağını hep söyledim. Mutlaka haftanın üç ya da beş günü, kırk dakikaya kadar devam edebilen düzenli bir yürüme çok uygun olacaktır. Hatta kemik sağlığı için çok önemli yararlar sağlayacaktır.”

VARİS
Toplardamar rahatsızlığı olan varisi olan kişilere ise Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şu egzersizleri öneriyor: “Özellikle bacaklarda sık gördüğümüz şikayetlerden biri varis. Yürüme en uygun olan egzersizdir. Eğer imkan varsa ve uygulanabiliyorsa, yüzme yine önerebileceğimiz bir aktivite olacaktır ama biraz daha tabi ki havuz gibi bir takım olanaklar getirdiği için çok tempolu bir yürüme dışında ciddi şekilde koşu önermiyoruz. Hızlı ve tempolu bir yürüme uygun olacaktır.”


EGZERSİZİN HASTALIKLARDAN KORUYUCU ETKİSİ
Egzersizin hastalıklardan koruyucu etkisinden söz eden Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, yaşam kalitesinin arttırılmasında ve tedavinin başarısında egzersizin rolünden şöyle söz etti: “Egzersiz, sadece sağlığı koruyan hareketler değil. Egzersiz hekimlerin elinde bir tedavi aracı. Özellikle bazı hastalıklarda biz egzersizi tedavi yöntemi olarak kullanıyoruz. Örneğin bel sağlığı ile ilgili problemler. Veya sizin bahsettiğiniz kalp damar hastalıkları yönündeki problemlerde... Kalp ileti bozukluklarından sonraki süreçte. Bir kalp ameliyatı geçirdikten sonra ya da uzun süreli yatak istirahatinden sonra normal yaşama dönüşte. Veya parkinson ve diabet bir takım hastalıkların da tedavisinde belirli bir süreç içerisinde ilacı tabi ki kullanıyoruz ama egzersizi de oldukça önemli bir tedavi aracı olarak kullanıyoruz.”

EGZERSİZİN ZARARLI OLDUĞU DURUMLAR
Egzersizin özellikle önerilmediği durumlar da olduğunu dile getiren Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, egzersizin zararlı olduğu durumları şöyle açıkladı: “Egzersizin kesinlikle hiç yapılmaması gerektiği süreler de var, kontrollü yapılması gerektiği süreler de var. Hiç yapılmaması gereken hastalık süreçlerine bakarsak, özellikle yeni geçirilmiş bir enfarktüsten sonra, ateşli bir enfeksiyon hastalığı sırasında. Bir takım kontrolsüz olabilen metabolik hastalıklar sürecinde. Veya bir takım kalp, ileti bozukluklarında hastalık süreci içinde egzersiz yapılmamalı. Hamilelerde ve yaşlılarda ise dikkatli ve kontrollü bir egzersiz programı yürütülmeli. Ya da başka bir sağlık sorunu olan, örneğin bel hastalığı, boyun hastalığı ya da geçirilmiş bir ameliyat sonraki süreçte ise mutlaka hekimin belirleyeceği programlarla egzersiz sürdürülmeli. Ama diğer daha önce bahsettiğim durumlarda kesinlikle egzersiz yapılmamalı.”

ZAYIFLAMAK İÇİN...
Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, son olarak zayıflamak için nasıl bir egzersiz programı uygulanması gerektiği konusunda bilgiler verdi: “Obezite dediğimiz şişmanlık ciddi bir problem. Ve sadece diyetle onu kontrol edebilmek mümkün değil. Mutlaka diyetle birlikte fiziksel akvitenin de bilinçli olarak yönlendirilmesi gerekiyor. Özellikle obezler de başka sağlık sağlık sorunlarıyla karşılaşabiliriz. Ve egzersiz yaparken bu önemsiz olan sağlık sorunları önemli bir takım problemlere sebep olabilir. Onun için öncesinde mutlaka bir hekim kontrolünden geçilmesi, sağlık yönünden kalp, dolaşım sistemi, solunum yönünden herhangi bir sıkıntısının olup olmadığını veya şişmanlığına sebep olabilecek sağlık problemlerinin açığa çıkarılması gerekli. Bununla ilgili bir sorun yoksa genellikle obezitede motivasyon biraz güç oluyor. Öncelikle kendisini hazırlamalı. Gerçekten ben bunu yapacağım ve bu benim için önemli bir avantaj sağlayacak diyerek yaklaşmalı. Ve önerdiğimiz yine ev içinde belki uygulanabilir bir bisiklet olabilir. Ama daha çok dış ortamdaki oksijeni kullanma, bir takım dış uyaranların da olumlu etkilerini dikkate alırsak, dışarıda yürüme. Ama onlarda önerdiğim gibi biraz daha tempoyu düşük tutmak. Çünkü obez kişilerde maksimum oksijen tüketimi anlamlı derecede düşük olacağı için 35 dakika değil, 10-15 dakikalık bir süreçle başlayıp, 4-5 haftalık bir süreden sonra 20-25, hatta 30 dakikaya kadar çıkararak, bunu uzun süreli, belki 20-30 hafta sürece kadar yaydığımızda obezitede kullandığı ilaca egzersizle birlikte çok önemli bir destek sağlayacaktır. Hem kilo kontrolünü başarmış olacağız, hem de sağlık açısından olumlu olacak.”

Kaynak: Sağlıklı Yaşam
__________________
Belki biraz sessiz, belki biraz kederli ama geçen yıllara inat ben hala buradayım..
Osman Özütler isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-11-2009, 23:59   #5 (permalink)
 
Osman Özütler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
uAES Comandante
Üyelik tarihi: 23/6/2009
Nerden: Eyüp Sultan
Yaş: 37
Mesajlar: 4.476

Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.



Standart Düzenli Spor yapmak Depresyon'a da iyi geliyor!!



Düzenli spor yapmak aynı zamanda en iyi antidepresandır.. Şahsen depresyona girenlere düzenli spor yapmaları ısrarla tavsiye ederim, bu tavsiyem tecrübeyle sabittir.

İngiltere'de yapılan bilimsel testlerde egzersizin depresyona iyi geldiği sonucu çıkmıştır. Spor yapan kişilerin sağlıklarına güvenlerinin artmasının yanısıra, daha iyi bir vücuda sahip olmak morallerini düzeltiyormuş. Eş veya arkadaşlarla birlikte spor yapmak da depresyonu tetikleyen izolasyon duygusuna da iyi geliyormuş.
Bildiğimiz gibi egzersiz yapmak endorfin dediğimiz mutluluk hormonlarının salgılanmasını sağlıyor. İngiliz Akıl Sağlığı Kuruluşunun kampanya direktörü Celia Richardson, sporun “Fiziksel, sosyal ve biyolojik olarak insanlara iyi geldiğini” söylemiştir. Nitekim üç yıl önce İngiliz doktorların sadece % 41 i sporun depresyonda etkili olduğunu düşünürken, şu anda doktorların % 71 i hastalarına spor yapmalarını öneriyormuş.
Bu konuda belediyelerimize de büyük görevler düşüyor. Antidepresan kullanımının büyük bir hızla arttığı ülkemizde insanların spor yapmaya teşvik edilmesinin yanında, rahatlıkla spor yapıp koşacakları parkurlar da yapılması gerekiyor zira.. Çok şükür ki, bizler Eyüp SultAnlılar olarak, bu konudA en şanslı ilçelerden biriyiz. Zira bu yönden ilçemiz İstanbul'un en geniş parkurlarından birine sahip olmakla beraber, yeşil bölge yönünden de ilk sırayı alıyor..

__________________
Belki biraz sessiz, belki biraz kederli ama geçen yıllara inat ben hala buradayım..
Osman Özütler isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-12-2009, 14:03   #6 (permalink)
 
Osman Özütler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
uAES Comandante
Üyelik tarihi: 23/6/2009
Nerden: Eyüp Sultan
Yaş: 37
Mesajlar: 4.476

Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.



Standart Düzenli spor yapan kadınların çocukları daha sağlıklı oluyor!..



Almanya'da 1966'dan bu yana yayınlanan saygın tıp dergisi "Medical Tribune"; hamileliğin ilk haftalarında spor yapan kadınların bebeklerinin daha sağlıklı olduğunu açıkladı. Medical Tribune dergisinde yer alan habere göre, ABD'de 8 haftalık hamile olan 46 kadın üzerinde araştırma yapıldı.

22 kadının haftada 5 kez düzenli spor yapmasını sağlayan bilim adamları, diğer 24 kadına kesinlikle spor yapmamaları yönünde talimat verdi.

Bilim adamları, spor yaptırılan kadınların çocuklarının ağırlıklarının daha fazla ve boylarının daha uzun olduğunu belirterek, bu bilgi ışığında, genellikle çok hafif bebekler dünyaya getiren ileri yaştaki kadınların spor yapmalarını önerebileceklerini kaydetti.

Kaynak: Medical Tribune Deutschland

__________________
Belki biraz sessiz, belki biraz kederli ama geçen yıllara inat ben hala buradayım..
Osman Özütler isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26-12-2009, 17:12   #7 (permalink)
 
Yunus Emre Elgün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
uAES Üye
Üyelik tarihi: 06/7/2009
Yaş: 36
Mesajlar: 123

Yunus Emre Elgün iyi durumda.



Standart

"Emmi sporu bırakınca çok kilo aldın, bence en kısa sürede başlamalısın.." (Bir dost)
Yunus Emre Elgün isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26-12-2009, 22:03   #8 (permalink)
 
Ibrahim Karaoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
uAES Başkan Danışmanı
Üyelik tarihi: 23/6/2009
Yaş: 24
Mesajlar: 71

Ibrahim Karaoglu iyi durumda.



Standart

Aktif şekilde çok net spor yapmaktayım..
Ibrahim Karaoglu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24-01-2010, 18:56   #9 (permalink)
 
Ceyhun Koç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Global Moderatör
Üyelik tarihi: 24/6/2009
Nerden: Ali Sami Yen HeLL !!
Yaş: 17
Mesajlar: 956

Ceyhun Koç gözler üzerinde.Ceyhun Koç gözler üzerinde.Ceyhun Koç gözler üzerinde.Ceyhun Koç gözler üzerinde.Ceyhun Koç gözler üzerinde.Ceyhun Koç gözler üzerinde.Ceyhun Koç gözler üzerinde.Ceyhun Koç gözler üzerinde.Ceyhun Koç gözler üzerinde.

Ceyhun Koç - İCQ üzeri Mesaj gönder Ceyhun Koç - MSN üzeri Mesaj gönder


Standart

SÜREKLİ SPOR YAPAN BİREYLERİN, CİNSİYET VE SÜREKLİ KAYGI DÜZEYLERİNE GÖRE SALDIRGANLIK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ

Bu çalışmanın amacı, bireylerin saldırganlık düzeylerini, spor yapma durumu, cinsiyet ve sürekli kaygı düzeylerine göre karşılaştırmaktır. Çalışmaya spor yapan (212) ve spor yapmayan (175) 387 kişi katılmıştır.

Veriler, t testi ve 2 x 2 x 3 Faktörlü ANOVA ile analiz edilmiştir. Sonuçlar, spor yapan bireylerin spor yapmayan bireylere göre yıkıcı saldırganlık ve atılganlık düzeylerinin anlamlı şekilde yüksek olduğunu göstermiştir. Bunun yanında, kaygı düzeyi değişkenlerinin temel etkisi her saldırganlık boyutu için istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Edilgen saldırganlık ve atılganlık boyutlarında sadece kaygı düzeyleri arasında anlamlı fark varken, yıkıcı saldırganlıkta, hem cinsiyet hem de sürekli kaygı düzeyleri arasında anlamlı fark belirlenmiştir.

Spor psikolojisi alanında yapılan çalışmalarda, bireylerin davranışlarını açıklama ve öngörü sağlayacak bulgulara ulaşma girişimleri içerisinde, rekabet ortamlarının bir sonucu olarak değerlendirilen saldırgan davranışa ilişkin net açıklamalar getirilmesinin oldukça zor olduğu dikkati çekmektedir. Saldırganlığı, tartışmaya yer vermeyecek şekilde tanımlamak güçtür. Saldırgan davranış, bir çok yazar tarafından farklı biçimde tanımlanmıştır. Saldırganlığa ilişkin olarak getirilen kriterlere uygun olarak tanımlamalar yapılmaya çalışılmıştır. Bu kriterler çerçevesinde Gill (1986) saldırganlığı, yaşayan bir organizmaya kasıtlı olarak zarar verme ya da incitmeye yönelik davranış olarak tanımlanmıştır. Alderman saldırganlığı, diğer bireylere sıkıntı ya da zarar vermek için yapılan kasıtlı davranış olarak (Akt.Anshel, 1997); Baron ve Richardson ise, başka birisine zarar verme, onu incitme amacı güden ve böyle bir davranıştan kaçınmak isteyen birisine yöneltilen herhangi bir davranış şekli olarak tanımlamaktadır (Akt.Wann, 1997). Berkowitz�e (1993) göre de saldırganlık; birisine fiziksel ya da psikolojik olarak zarar verme niyeti taşıyan davranış şekli olarak tanımlanmaktadır. Saldırganlık ile ilgili yapılan bu tanımlamalarda ortak olan yönler bulmak olasıdır. Bunlardan ilki, saldırganlık olarak isimlendirilen açık davranışın canlı bir hedefe yöneltilmesi gerekmektedir. İkincisi, bir eylemin saldırganlık olarak nitelendirilebilmesi için hedefin zarar görmesi isteği bulunmalıdır. Üçüncüsü ise saldırganlıkta zarar verme veya incitmenin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu gerçekleşirken hedefin zarar görmesinden mantıksal bir beklentinin de bulunması gerekmektedir (Cox, 1985).

Saldırgan olarak nitelendirilebilecek bir davranışın iki tipinden söz edilmektedir. Bunlardan ilki araçsal saldırganlık (instrumental aggression), ikincisi ise düşmanlık içeren saldırganlıktır (hostile aggression) (Silva & Weinberg, 1984). Araçsal saldırganlıkta amaç, bazı hedeflere ulaşmaktır ve diğer bireylere zarar verme durumu, bu hedefe ulaşma girişimi sürecinde kazara meydana gelmektedir. Düşmanlık içeren saldırganlıkta ise amaç, birisini sakatlamak ya da psikolojik zarar vermektir (Anshel, 1997; Weinberg & Gould, 1995). Saldırganlığın bu iki biçiminin yanında saldırganlıkla sıklıkla karıştırılan üçüncü bir davranış türünden de söz etmek gerekir ki, bu davranış atılganlık (assertiveness) ya da atılgan davranıştır. Atılgan davranış, bir hedefe ulaşabilmek için kurallara uygun (yasal) sözel ya da fiziksel gücün ve stratejinin kullanımını içeren artırılmış fiziksel davranış olarak tanımlanmaktadır. Burada diğer bireylere zarar verme ya da sakatlama niyeti bulunmaz (Henschen & Straub, 1995; Wann, 1997). Bunlara ek olarak aktif saldırganlık (active aggression) ki vurma şeklinde bir eylemle gösterilebilir, pasif saldırganlıktan ayrılır. Pasif saldırganlık (passive aggression) edilgen olmanın neden olduğu zarar verme olarak tanımlanmaktadır (örneğin acı çeken birine yardım etmemek gibi). Saldırganlık ile ilgili yapılan çoğu çalışmada herhangi bir spor dalı ile uğraşan bireylerin spor ortamı dışında daha sıklıkla saldırgan davranışlar sergilediklerini; diğer bir grup araştırmada, bu sporları yapanların spor dışı yaşantılarında saldırgan davranışları daha kolaylıkla kontrol ettikleri, dolayısıyla daha az saldırgan davranışlarda bulundukları yönünde bulgular elde etmişlerdir (ör. Nixon, 1997; Tiryaki, 1997). Bu durum, saldırgan davranış ile ilgili olarak daha açıklayıcı sonuçlar elde edebilmek için bireylerin diğer psikolojik faktörlerin incelenmesi gereksinimini doğurmaktadır. Dolayısıyla saldırganlığı etkileyen faktörlerin göz ününde bulundurulması, saldırganlık eğilimini açıklamada daha etkili olacaktır. Bu faktörlerin içerisinde en belirgin olarak bireyin kaygı düzeyi düşünülebilir. Genelde spordaki kaygı ile ilgili araştırmalarda temel amaç, kaygı ve stresin nedenlerini anlamak ve ortaya çıkarmak olmuştur. Kaygı ve strese ait nedenleri araştırmada sporcuların korkularından sosyal ve durumsal streslerle karşı karşıya kalındığında gösterdiği diğer psikolojik reaksiyonların analiz edilmesi sonucunda elde edilen verilerden faydalanılmıştır (Moralı & Doğan, 1996). Bu bağlamda bireyin içinde bulunduğu ortamın özellikleri, bir başka deyişle ortamın birey üzerinde oluşturduğu baskıya bağlı olarak davranışında görülen değişikliklerden söz edilmektedir. Kaygı iki biçimde görülmektedir. Sürekli kaygı ki, bireylerin davranış örüntülerinin parçasıdır; diğeri durumluk kaygıdır. Sürekli kaygı, çevresel koşullardan bağımsız olarak bireyin huzursuzluk, vesvese, endişe duyma, karamsar olma, stres altında aşırı duyarlılık gösterme ve yoğun reaksiyonlarda bulunma eğilimi biçiminde tanımlanmaktadır. Sürekli kaygı bireyin davranışlarında doğrudan doğruya gözlenemez. Ancak değişik zaman ve koşullarda saptanan durumluk kaygı reaksiyonlarının şiddetinden ve sıklığından yararlanılabilir (Öner, 1977). Spielberger, yüksek sürekli kaygı düzeyine sahip bireylerin birçok durumu tehdit edici olarak algıladıklarını ileri sürmüştür (Akt. Woods, 1998). Bu düşünceden yola çıkılarak, bireylerin sürekli kaygı düzeylerinin, saldırgan davranışa etkilerini ortaya koymak ve bu ilişkide cinsiyet ve spor yapma durumunun rolünü belirlemek gerekliliği üzerine odaklanılmıştır.

YÖNTEM
Bu çalışmanın amacı, spor yapan ve spor yapmayan bireylerin saldırganlık düzeyleri ve kaygı durumuna ilişkin açıklamalar sağlamaktır. Çalışmada spor yapan ve yapmayan bireyler, saldırganlık düzeyleri ve kaygı puanları açısından değerlendirilmiştir. Bunun yanısıra yapılan araştırmada cinsiyet, spor yapma durumu ve kaygı düzeyi değişkenlerinin saldırganlık düzeyleri üzerindeki etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma, 2001 - 2002 döneminde gerçekleştirilmiştir. Saldırganlık yönelimlerini belirlemek amacı ile "saldırganlık envanteri", kaygı düzeyini belirlemek amacıyla da sürekli kaygı envanteri kullanılmıştır.

Örneklem:

Çalışmanın örneklemini tesadüfi olarak seçilmiş yaşları 16-29 arasında değişen farklı spor dallarıyla ilgilenen (atletizm, basketbol, futbol, hentbol, karate, voleybol, yelken, yüzme) 52�si bayan, 160�u erkek 212 spor yapan (x=20.77 ± 3.37) ve 101'i bayan, 74'ü erkek 175 spor yapmayan (x=21.82 ± 1.75) toplam 387 (x=21.24 ± 2.81) birey oluşturmaktadır.

Veri Toplama Aracı:

Verilerin toplanması sürecinde katılımcılara eş zamanlı olarak iki envanter uygulatılmıştır. Bu ölçeklerden ilki "saldırganlık envanteri", diğeri ise "sürekli kaygı envanteri"dir. Saldırganlık envanteri İpek İlter (Kiper) (1984) tarafından geliştirilen, yargıların yedi değerlendirme basamağına göre yapıldığı 30 maddeden oluşan ve üç alt ölçeği içeren bir envanterdir. 10 maddeden oluşan bu alt ölçekler "yıkıcı saldırganlık", "atılganlık", "edilgen saldırganlık"tır. İlgili ölçek .81 ile .93 arasında değişen test-tekrar test korelasyonlarına sahiptir.

Çalışmada kullanılan ikinci envanter "sürekli kaygı envanteri"dir. Spielberger ve arkadaşları tarafından (1970) geliştirilmiş kısa ifadelerden oluşan bir öz değerlendirme tarzında düzenlenmiş olan envanterin Türk popülasyonu için uyarlaması Öner ve Le Compte (1974-1977) tarafından yapılmıştır. Envanter, ağırlık değerleri 1 ile 4 arasında değişen 20 ifadeden oluşmaktadır. İç tutarlık değerleri .83 ile .87 arasında; test tekrar test güvenirliği ise .71 ve 86 arasında değişen değerlere sahiptir (Akt. Öner ve Le Compte, 1985).

Verilerin toplanması:

Ölçek çalışmaya katılacak bireylere ya birebir görüşme yöntemiyle ya da posta aracılığı ile gönderilerek tamamlatıldıktan sonra, yine posta aracılığı ile araştırmacıya ulaştırılmıştır.

Verilerin değerlendirilmesi:

2001 - 2002 döneminde farklı spor dalları ile ilgilenen 212 sporcu ve hiçbir spor dalı ile ilgilenmeyen 175 spor yapmayan bireyin değerlendirmeye alındığı çalışmada, önce tamamlatılmış envanterlere ait betimsel istatistikleri ele alınmış, daha sonra spor yapan - spor yapmayan bireylerin alt ölçeklerden aldıkları puanların ortalamaları arasında farklılığın olup olmadığının belirlenmesi amacı ile verilere t testi uygulanmıştır.

Cinsiyet (bayan-erkek), spor ile ilgilenme durumu (spor yapan-spor yapmayan) ve kaygı düzeyi (düşük-orta-yüksek) değişkenlerinin saldırganlık düzeyi üzerindeki etkisini görmek amacıyla seçkisiz gruplar için 2 x 2 x 3 faktörlü varyans analizi uygulanmıştır. Anlamlı bulunan etkiler için Post-Hoc test kullanılmıştır. Veriler SPSS (versiyon 11) paket programında değerlendirilmiştir.

BULGULAR
Katılımcılardan elde edilen verilere ilişkin bulgularda ilk olarak t testi sonuçları, daha sonra 2x2x3 faktörlü ANOVA sonuçları verilmiştir.

Birol DOĞAN, Süleyman MORALI, Zişan TOROS ve Serdar TOK
(Ege Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu )
__________________
Hayatı anlamlı kılan BuAşk'sa eğer, GALATASARAY için ölmeye değer...
Ceyhun Koç isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24-01-2010, 19:09   #10 (permalink)
 
Oğuzhan Yılgör - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Global Moderatör ve uAES Teenage Başkanı
Üyelik tarihi: 25/6/2009
Nerden: Eyüp SultAn /MERKEZ
Yaş: 20
Mesajlar: 896

Oğuzhan Yılgör etrafına ışık saçıyor.Oğuzhan Yılgör etrafına ışık saçıyor.Oğuzhan Yılgör etrafına ışık saçıyor.



Standart

Benim gibi astım hastaları için birebir. Spor yaptığım için ilaçlarımı kullanmam gerekmiyor.
__________________
Oğuzhan Yılgör isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-05-2010, 17:00   #11 (permalink)
 
Anıl Özveri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grafiker Sorumlusu
Üyelik tarihi: 23/3/2010
Nerden: Her yerdeyiz!
Yaş: 16
Mesajlar: 0

Anıl Özveri belirsiz.



Standart

Ben zaten her gün basketteyim.
__________________
Anıl Özveri isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-06-2010, 19:42   #12 (permalink)
 
Abdullah Gümüş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
uAES Üye
Üyelik tarihi: 05/5/2010
Yaş: 16
Mesajlar: 75

Abdullah Gümüş belirsiz.



Standart

Zaten günlük koşuşturma içinde spor yapmış kadar oluyoruz.

Bi de uAES için koşturuyoruz, maşallah turp gibi oldum bu sayede..
Abdullah Gümüş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-06-2010, 01:30   #13 (permalink)
 
Mustafa şaik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Moderatör
Üyelik tarihi: 15/1/2010
Nerden: Kilyos
Yaş: 21
Mesajlar: 628

Mustafa şaik iyi durumda.



Standart

Valla yaşlanmadan düzenli spor yapmam lazım..
Paylaşım için teşekkürler abi..
__________________
Yıllarca kahrolsak dertten kederden bilsekki kellemiz kopar bedenden aşkımız harbiden hemde derinden asla vazgeçmeyiz bu sevdadan..
Mustafa şaik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-06-2010, 14:19   #14 (permalink)
 
Osman Özütler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
uAES Comandante
Üyelik tarihi: 23/6/2009
Nerden: Eyüp Sultan
Yaş: 37
Mesajlar: 4.476

Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.Osman Özütler ismi herkes tarafından biliniyor.



Standart

Alıntı:
Mustafa şaik´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Valla yaşlanmadan düzenli spor yapmam lazım..
Paylaşım için teşekkürler abi..
Bir şey değil Musti..

Bilmem dikkatinizi çekti mi, bu konu çok popüler öyle ki; sitede en çok ziyaret edilen ilk 5 başlık arasında.

Şu ana kadar tam 6000 kere tıklanmış. Yani hiç te yabana atılacak bir konu değil..
__________________
Belki biraz sessiz, belki biraz kederli ama geçen yıllara inat ben hala buradayım..
Osman Özütler isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-06-2010, 22:48   #15 (permalink)
 
Méhmét Karakaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
uAES Diyarbakır Temsilcisi
Üyelik tarihi: 04/2/2010
Nerden: Diyarbakır
Yaş: 15
Mesajlar: 599

Méhmét Karakaya belirsiz.



Standart

Abicim haklısın ve paylaşımın için teşekkürler.

Atatürk ne demiş '"Ben sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim''
__________________
Aklınızdan Çıkarmayın TÜRKİYEDİR DİYARBAKIR.!


Méhmét Karakaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık